seni seviyorum işte
Kapkara gecenin ardındaki o tan yerini ağarmasını bekleyen sesiz biriAcıları,yumak,yumak büyürken,hayatın en acımasız çıkmazında,sabırla ve umutla bekleyen kişi .Yaşamayı arzularken en güzel çağındayken yüreği,şimdi ölüm döşeğinde umutlarıKaranlığa ışık tutan elleri,şimdi mum alevi ile kararamaya başladı bütün sevinçleri…. Gök yüzü maviliklere bürünürken en güzel çağında,şimdi bir eşkıya yüreği …Her mehtapta bir hayal her hayalde bir acı her acıda bin ah var…Bir nefes alır ciğerleri dağlanır,bir soluk verir sanki içi sökülür bekler son demini,bekleyen yaşlı biri gibi genç bedeniAlışmıştır her cefaya,sırtında hasret ve isyan dolu heybesiyle bekler sessiz bir sokak lambası altında Yağmurlarda dans eder gözyaşları,biri rahmet olur biri hasret sel olur taşar yüreği Bir garip sevdadır onunkisi,nesillere,çağlara yazılmış bir sevda .Bazen sigaraya sarılır,son kalmış dalında bütün hayatını duman eder üfler zindan kokan caddelere .Garip gelmiş hayata,hep yetim,hep öksüz son arzusudur can vermek ana kucağında Gözlerinde son perde canlanır,en son rolde tek başına baş rol oynar tarih kokan nemli sur diplerinde .bir elin de sigara bir elin de acı hatıralar saldırır durur gecenin karanlık köşelerine. Son bakışıdır iskeleden denize,vapura ve uçan martılara.Dalar hülyalara martı gözüyle son feneri görmek için.Işığa kanan kelek gibi uçar ateşe,son duraktır zaten kelebek için ve onun bakışları için..Artık sondan kalan son satırdır,hayat defterinde son mısralara takılmadan son vermek ister yapraklara acı yok ızdırap yok keder yok, yok işte hüzne bulaşacak bir anı. son söz kaldı,son nefesinde ve son solukta kanayacak dudakları .Seni seviyorum. Hep sakladım ama şimdi son sözüm işte seni seviyorum derken kapanıverir yemyeşil gözler içinden arşa yükselen fer….
